Mehmet Türkmen: Sınıfın Safında, Bağımsız Bir Direnişin Öncüsü

Mehmet Türkmen’in bugün özgürlüğüne kavuşması, sadece bir bireyin serbest kalması değil, "otoriter emek rejimi" altındaki tüm işçilerin ve hak savunucularının direniş azminin selamlanmasıdır. Bu süreç, sendikacıların hak arayışında karşılaştığı sistematik baskıların, "saf i devlet" arzusunun ve toplumsal alanı daraltan otoriter politikaların bir yansıması olarak görülmelidir.

Günümüzde sendikal süreçler, sermaye ile "sosyal diyalog" adı altında yürütülen uzlaşmacı ve bürokratik bir anlayış tarafından kuşatılmış durumdadır. Sınıfın kalesi olarak görülen konfederasyonların dahi yer yer mücadeleci perspektiften uzaklaştığı, işçiyi sadece bir profesyonel olarak kodlayan dar bir alana sıkıştığı bu dönemde; Mehmet Türkmen’in ve BİRTEK-SEN’in temsil ettiği bağımsız sendikacılık mücadelesi hayati bir önem kazanmaktadır. Mevcut sendikal bürokrasinin aşılarak, "sibertarya"dan tekstil işçisine kadar tüm katmanları kapsayan yatay ve esnek dayanışma ağlarının örülmesi, sınıf mücadelesinin geleceği için elzemdir.
Sendikal mücadelenin merkezinde olması gereken asıl unsur, neoliberal egemenlik altındaki insanın temel hak ve özgürlükleridir. Gerçek özgürlük, işçinin sadece çalışma saatlerinin ötesinde, kendi yaşamı ve üretim araçları üzerinde denetim kurabildiği, toplumsal fayda odaklı bir dünya ile mümkündür. Bu yolda sendikalar, işçiyi sınıfın geri kalanından ayıran "ayrıcalıklı uzman" mitlerinden kurtarmalı ve onları sömürü ilişkilerinin merkezindeki "toplam işçi" kavramı etrafında birleştirmelidir.
Mehmet Türkmen, fildişi kulelerinden konuşan bir figür değil, doğrudan sınıfın içinden çıkan, onun dilini konuşan ve işçilerin çıkarlarını evrenselleştiren gerçek bir "organik aydın" profili çizmektedir. Bilgi ve birikimini sermayenin tahakkümüne karşı bir savunma aracına dönüştüren bu duruş, "yıkıcı bir alternatif" inşa etmenin en somut örneğidir.
Bu yazı, sınıfın onurunu her türlü baskıya karşı savunan yoldaşımız Mehmet Türkmen’e atfedilmiştir.
Mehmet Yoldaş sen çok yaşa!
Sınıfın safında, özgürlüğün yolunda omuz omuza.





